HEMŞİRELER HAFTASI BİLDİRİSİ

HEMŞİRELER HAFTASI BİLDİRİSİ

Bu hafta başında Amerika’da bir hemşire mikrofona öfkeyle şunları söylüyordu: “zenginlere sağlık hizmeti, yoksullara cehennem”. COVID-19 pandemisinde ülkenin çarpık sağlık sisteminden kaynaklanan ve bu süreçte iyice kristalize olan eşitsizlikler bundan daha iyi ifade edilemezdi. Haftanın “Hemşireler Haftası” olması etkiyi daha da arttırıyordu kuşkusuz.

Sağlık bir ekip hizmeti, ancak burada da benzer eşitsizlikler var. Sağlık insangücü içinde hemşirelerin oranı yaklaşık %59. Dünyada 27,9 milyon hemşire çalışıyor. Sağlık hizmeti alırken ilk karşılaşılan, özellikle kaynak sıkıntısı çeken ülkelerde çoğu zaman tek karşılaşılan sağlıkçılar hemşireler. İnsani krizlerde işleri çok daha ağırlaşıyor. Bugünkü gibi salgınlarda hep en ön safta görev yapıyorlar. Üstelik ağır bir iş yükü ve stres altında, bazen en temel hijyen ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanarak, travmatize olarak, hatta zaman zaman yeterince korumayan kişisel koruyucularla iş yapıyorlar. Gözlerinin önünde onlarca insan ölüyor; kendileri, meslektaşları hastalanıyor, aralarında hayatını kaybedenler oluyor. Sayıları yetersiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni yayımladığı rapora göre dünyada en az 6 milyon ilave hemşireye ihtiyaç var ki, bu asgari sınır. Bütün bunlara rağmen hep “görünmez kahramanlar” ve “beyaz/ kanatsız melekler” olarak geçiyor adları. Üstelik bir sürü “angarya” iş de üstlerine yıkılmışken. Oysa onlar ne kahraman ne de melek; onlar birer sağlık emekçisi. Farkedilmek, saygı görmek ve emeklerinin karşılığını almak istiyorlar. Kısaca, hakları olanı talep ediyorlar.

COVID-19 pandemisi yaşlı nüfusa bir kez daha dikkat çekti. Belli ki geleceğin dünyasında sağlık hizmetleri tıbbi tedaviden çok “bakım” hizmeti etrafında şekillenecek. Ve hemşire insangücüne bugünkünden çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Bu da mesleki yetki ve sorumluluk alanlarını yeniden tartışmaya açacak. Bugün dünyanın pek çok ülkesinde hemşireler test isteyebiliyor,  toplumda sık görülen hastalıklara tanı koyup tedavi planlayabiliyor, reçete yazabiliyor ve hastaları sevk edebiliyorlar.  Bazı ülkelerde aile hekimliği sisteminde olduğu gibi kendilerine bağlı nüfusları var. Ancak uygulamalar ülkeden ülkeye değişiyor. Tam da bu ve benzeri konulara daha fazla dikkat çekmek için Dünya Sağlık Örgütü 2020’yi “Hemşireler ve Ebeler Yılı” ilan etti.

İNSEV olarak Türkiye’de de bir an önce bu meseleleri tartışmaya açmanın ve hemşireliğin iş tanımlarını gözden geçirmenin zamanının geldiğini düşünüyor, bu vesileyle dikkat çektiğimiz konularda yetkilileri göreve davet ediyoruz. Sağlığın bir ekip işi olduğunu hatırda tutarak bu özel yılda tüm hemşirelerin Hemşireler Haftası’nı içtenlikle kutluyoruz.

İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı (İNSEV) Yönetim Kurulu