“sağlıkta dönüşüm”ün gerçek yüzü

insan sağlığı ve eğitim vakfı, sağlık alanında dünyada yaşanan “dönüşüm”ün gerçek yüzünü ortaya koyan kitapları yayınlamayı “küreselleşme ve sağlık”la sürdürüyor!

“sağlıkta dönüşüm programı”nın bir ideolojisi var. bu ideolojinin adı “kapitalizm!” sermayenin küreselleştiği dönemde kapitalizm para edecek her şeyi satıyor. sağlığımız ise tüm boyutlarıyla günümüzde “satılacak değerlerin” ön sıralarında yer alıyor. bunu bilen küresel finans odakları, kârlarına kârlar katmak için her yolu deniyorlar. bu modellerden birisinin adı günümüzde “sağlıkta dönüşüm”.

kuramsal model de uygulama da üç aşağı beş yukarı dünyanın hemen her yerinde aynı. uygulamaların toplumlarca kabulü için küçük bazı farkları da var kuşkusuz. küresel sermaye tarafından tolere edilebildiği, kârı büyük oranda azaltmadığı ölçüde, böyle bazı “sıradışılık”lara izin veriliyor. aslında tüm dünyada büyük ölçekli bir deneme yapılıyor. toplumların dayanma ve tepki sınırları gözleniyor; çıkan sonuçlar başka yerlerde ve konularda kullanılacak muhtemelen. şurasını teslim edelim hi bu gerçekten bir “dönüşüm!”

insan sağlığı ve eğitim vakfı, sağlık alanındaki dönüşümün kuramı üzerinde kafa yorduğu kadar, gündelik yaşamda bu alandaki mücadelede de önemli görevler üstlenen aktivistleriyle 2008’den bu yana sürdürdüğü çalışmalar sonucu bu gerçekleri görmemizi sağlayan üçüncü kitabını yayınladı. bu kitapların sağlığın politik ve toplumsal yönü konusunda türkçe kaynak gereksinimini karşılaması yanında sağlığı temel bir insan hakkı olarak gören toplumsal mücadele güçlerine de anlamlı bir dayanak sağladığını söyleyebiliriz. küreselleşmeyi doğru anlamak

söz konusu serinin üçüncü kitabı olan “küreselleşme ve sağlık: süreç, kanıtlar ve politika”nın sunuş yazısında vakfın yönetim kurulu başkanı prof. dr. zeki kılıçaslan “küreselleşme çağımızın esas belirleyici ekonomik politik eğilimi olarak her alanda olduğu gibi sağlıkta da büyük değişimleri ortaya çıkarmaktadır. sağlıkta daha önceleri kamu tarafından yerine getirilen sorumluluklar, dünya ölçüsünde piyasa güçlerine, piyasanın arz-talep mekanizmalarına terk edilmekte. bu süreç ise sağlıkta giderek artan adaletsizliğin başlıca nedeni olmaktadır. sonuçta zengin ülkelerde ortaya çıkan sağlıktaki aşırı tüketimle, diğer ülkelerdeki yoksul kitlelere yönelik sağlık hizmetlerinin gerilemesi birbiriyle bağlantılı olarak gelişmektedir” diyerek sağlıkta dönüşümün ideolojisini ve politik temellerini ortaya koyuyor.

“küreselleşme ve sağlık” kitabı dünya sağlık örgütü’nün ‘sağlığın sosyal belirleyicileri komisyonu’na bağlı küresel bilgi ağı (gkn) tarafından yürütülmüş bir küresel araştırma projesinin verilerini toplayıp ve güncel hale getirerek bizlere sunuyor. aslında belki de bir “ilk”i gerçekleştiriyor: bugünkü durumun ötesine geçerek “küreselleşmenin genel gidişi ve eğilimleri”ni irdeleyerek çıkardığı sonuçları, küreselleşmenin sağlık alanındaki etkileriyle birlikte değerlendiriyor ve sağlık alanında gelecekte yaşanacaklara somut bir ışık da tutuyor.

kitabın içindeki tüm başlıklar bu ilişkiyi anlamaya ve deşifre etmeyi hedefliyor: “ticaretin serbestleşmesi sağlığın sosyal belirleyicilerini nasıl etkilemiştir?”, “küreselleşme gıda güvenliği, beslenme, su ve sanitasyona hakça erişimi nasıl etkilemiştir?”, “mevcut küresel yönetişim yapıları, sağlığın sosyal belirleyicileriyle ilişkilendirilen sağlık hakkına etkilerini ne kadar dikkate almaktadır?”, “küresel politik-ekonomik ve jeopolitik süreçler, yapılar ve eğilimler sağlığa nasıl etki ediyor?”, “liberalleşme ‘şokları’ ve sosyal koruma politikaları: doğu asya mali krizinden çıkarılan dersler?” gibi sorulara yanıt arayan bölümlerde sağlıkta dönüşümün gerçeklerini ortaya koyan önemli bilgiler sunuluyor. somut sonuçlar ve etkiler

kitabın orijinal versiyonunun editörü ronald labonté de türkçe basım için yazdığı önsözde küreselleşme sağlık ilişkisini açıkça ortaya koyan kimi örnekler veriyor. labonté kitabın basıldığı dönemde tüm dünyada yaşanan ekonomik ve sosyal krizin etkilerine ilişkin bazı somut veriler de sunuyor. bu veriler dünya üzerindeki tüm insanların bu süreçten nasıl etkilendiklerine dair önemli ipuçları veriyor.

“komisyonun son raporunun basımından da iki ay sonra mali bir kriz dünyayı etkisi altına aldı. kriz, ekonomilerin küresel çapta birbirine bağlılık düzeyini ve ayrıca risklerin ve ödüllerin dağılımındaki asimetriyi dramatik derecede artırdı. krizin etkilerini ilk ve en ağır şekilde hissedenler krizin oluşumunda hiçbir rolü olmayan ve sonuçlarını çok az kontrol edebilen kişilerdi. dünya bankası ve uluslararası para fonu (imf) krizin ekonomik sonuçları nedeniyle 2009 ve 2015 yılları arasında düşük ve orta gelirli ülkelerde fazladan 265.000 bebek ve 5 yaş altı 1,2 milyon çocuğun öleceğini tahmin etmektedir (db & imf 2010). mali çöküşün sıfır noktası olan amerika birleşik devletleri’nde, 2009’un sonlarında ipotek altındaki 3 milyon eve el koyuldu, bir milyon öğrenci evsizdi ya da uygunsuz evlerde yaşamak durumundaydı, dört çocuktan birinin ailesi ise devletin verdiği yemek pulu olarak anılan gıda karnelerini kullanıyordu (de parle & gebeloff, 2009). bu mağdurlardan çok azı, varlığa dayalı menkul kıymet dünyasının esrarlı ortamında -krizi tetikleyen de buradaki istikrarsızlıktı- etkin oyunculardı. bir yıl içinde zengin yatırım bankacılarından kaynaklanan borçlar kamu sorumluluğu altına alındı; bu da bir çok ülkede halk sağlığı ve sosyal koruma alanlarında benzeri görülmemiş kesintilere neden oldu (schrecker, 2011)”

üçlü kriz ve etkileri

paradan para kazanmayı sağlayan “mali istikrarsızlık”, daha çok üretim ve tüketimin iki önemli sonucu olan “güvensiz gıda” ve “iklim değişimi”nin birbirlerini etkileyip büyüterek uzun sürecek ve mevcut yokluk ve yoksulluk düzenini artırıp derinleştirmekte olan “üçlü kriz”, dünya üzerindeki insan soyunun sağlığıyla ilgili gelecekte ortaya çıkacak resmin sorumlusu. bu vahameti ortaya koyan kitabın türkçe baskısının editörleri yeşim yasin ile ilker kayı sosyoloji ve tıp gibi birbirlerini tamamlayan iki önemli alanda akademik çalışmalarını sürdüren iki genç bilim insanı.

onlar da kitaba yazdıkları sunumda, kitabın kimi bölümlerinin uzmanlaşmış bir okur grubuna hitap etmeyi amaçlasa da, sağlık, sosyal bilimler ve genel anlamda politika ile ilgili çalışma yapan araştırmacılar, akademisyenler, öğrenciler ve sağlık çalışanlarının da yararlanacakları bir içerik ve nitelikte olduğunu vurgulayarak bu alanda verilen mücadele açısından kitabın yararlı olacağını ileri sürüyorlar.

kitabın yayına hazırlanması sırasında metinleri çeviren ekibin dışında bu alana ilgi ve çalışmaları bilinen prof. dr. selma karabey, prof. dr. zeynep solakoğlu, prof. dr. ışın kılıçaslan, dr. ayşegül tözören, dr. ceylan ergül ve dr. akif akalın da katkı, görüş, değerlendirmeleriyle destek olmuşlar.

sonuçta büyük bir çaba ve bir anlamda imeceyle ortaya çıkan bu yapıt nedeniyle tüm insev ailesine ve emeği geçenlere sağlıkta dönüşüme karşı mücadele edenler, böyle bir dayanağı ve kaynağı sağladıkları için şükran duyacaklardır.(ms/HK)

“küreselleşme ve sağlık: süreç, kanıtlar ve politika”
insev yayınları:3 ; ekim 2011, İstanbul, 367 sayfa
isbn:978-975-01590-2-2
(kitap insev’den temin edilebilir.)